|
Orhan Gencebay ve 'Baba'dan 'babişko'ya Orhan Gencebay ve 'Baba'dan 'babişko'ya |
|
|
|
|
Pazar, 03 Haziran 2007 |
Orhan Gencebay ve 'Baba'dan 'babişko'ya | Orhan Gencebay ve 'Baba'dan 'babişko'ya | | | Pop kültürün sınır tanımaz ateşi, Ferdi Tayfur ve Müslüm Gürses'ten sonra elde kalan son arabesk babasını da yaktı. Şarkıları ve duruşuyla belli bir toplumsal kesimi anlatan, onların 'fiyakalı' acılarına tercüman olan Orhan Gencebay'ın Popstar Alaturka yarışmasında jüri üyesi olması onu 'babalık' makamında gören hayranlarını derinden yaraladı. |
| Gencebay'ın 'baba'lıkla 'star'lık arasındaki tercihine sanal forumlarda tepki gösteren hayranları, 'bir teselli ver' diye seslendikleri 'Orhan Baba'larını televole kültürüne teslim etmenin üzüntüsünü yaşıyor. Gencebay'ın hayranlarını teselli edecek olan şey sanatçının 'hatasız kul olmaz' dizelerinde aranabilir; hatta şöyle bir espri yapılabilir, acılar hafifletilebilir: "Baba" yaz, boşluk bırak, rüyana gelsin. Hatasız kul olmaz; buna 'baba'lar da dahil! Ferdi Tayfur "Emmioğlu" dedi, Müslüm Gürses "Paramparça"... Hakkı Bulut ise sevgilisini 3 yaşındaki kardeşinden kıskandığı şarkısıyla arabesk teknesini çoktan terk etmişti. Ve her üçü de magazin gündeminin ve pop kültürün dayattığı televizyon yayıncılığına bir şekilde teslim olmuştu. Bu işin babalığı tartışmasında tartışılmaz olan Orhan Gencebay'ın yaptığı "sound" farklılıklarına rağmen, televizyon yayıncılığının popüler rüzgarına kapılmamış olmasıydı. Televolelerde, magazin içerikli eğlence ve şov programlarında sık sık arz-ı endam eden biri olmamıştı. Korsan yayıncılıkla mücadele, telif hakları gibi konularda yaptığı çalışmalarla ana haber bültenlerinin konuğu oluyordu. Doğrusu bu da Baba'ya yakışıyordu. (Televole denince Ferdi Tayfur'un da hakkını teslim etmek gerek. Çünkü onun da bu konularda hassas olduğunu kaydetmek gerekiyor.) Her ne kadar Gencebay yaptığı müziğin arabesk olmadığını söylese de bugüne kadar arabeskin doğuşu hep onunla özdeşleştirildi. Köyden kente göçün müziği olduğu, varoşların isyanını dile getirdiği belirtildi. Bunların hepsi sosyolojik yorumlar. Doğruluğu yanlışlığı tartışılır. Onun yaptığı müziği gizli gizli dinleyen entelektüellerin sayısının hiç de az olmadığı bir gerçek çünkü. Sezen Aksu'nun "Kaybolan Yıllar"ına hayran birinin "Batsın Bu Dünya" fanatiği olması ya da Tarkan'ın "Şıkıdım" şarkısında kahkahalarla dans eden birinin, eşref saatlerinde Gencebay'ın nağmelerinde "teselli" araması da şaşırtıcı değil. |
|
|